Geleceğin heyecan verici 2 Uzay Projesi(3. seri)

Curiosity’ye kardeş geliyor

Ağustos 2012’de bütün dünya Curiosity’nin Mars’a inişini büyük bir heyecan içinde izlemişti. 560 milyon kilometre uzaklıktaki kızıl gezegene inen robot, Mars’ın fotoğraflarını dünyaya geçmiş, sofistike ekipmanlarıyla analizler yapmıştı. Curiosity’nin başarısı NASA mühendislerini bile şaşırttı. Bu yüzden Curiosity’ye bir kardeşin geliyor oluşu hiç de olağandışı bir şey değil. 2020’de hayata geçirilmesi planlanan projeye göre ‘küçük kardeş’ çok daha fazla özelliğe sahip olacak. En büyük yenilik, robotun Mars’tan parçalar toplayarak içinde stoklayacak olması. Mars’ın doğuşundan bugüne geçirdiği evreleri anlamakta yardımcı olacak numunelerin dünyaya nasıl geri getirileceği ise şu anda bir soru işareti. Önümüzdeki aylarda NASA yetkilileri, kaya parçalarının ileride bir robot tarafından mı, yoksa Mars’a misyona giden astronotlar tarafından mı toplanacağına karar verecek.

 Rusların Venüs aşkı

Sovyetler Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri arasındaki uzay yarışı sadece Ay’a insan götürmekle sınırlı değildi. Sovyetler 1970 ve 1980’lerde başlattıkları Venera projesiyle, Venüs’e bir kaç sonda yollamış ve dünyaya bilinen tek fotoğrafı sağlamıştı. İki ülke arasındaki soğuk savaşın yumuşamasıyla Venüs de bir süreliğine rafa kalkmıştı. Bugün, Rusların Venüs aşkı yeniden kabardı. Venera-D adı verilen proje, Venüs’ün yüzeyine inecek Curiosity tarzında bir robot ve atmosferi analiz edecek balonlar öngörüyor. Projenin en ilginç yanı, robotun ve balonların, uçurtma sörfünden (Kitesurf) esinlenilen paraşütlerle Venüs’ün rüzgarları sayesinde hareket edecek olması. Böylelikle Venera-D çok daha uzun mesafeler katedecek ve daha büyük bir alanı analiz edebilecek.